Bipolar (İki Uçlu) Duygudurum Bozukluğu

Bipolar (İki Uçlu) Duygudurum Bozukluğu

1595

Bipolar (İki Uçlu) Duygudurum Bozukluğu - Uzm. Dr. Demet Özen YALÇIN

Bipolar Bozukluk ya da eski adıyla Manik-Depresif Hastalık iki ayrı uçta yer alan duygudurumunun hakim olduğu dönemlerle karakterize bir ruhsal bozukluktur.

Bu dönemlerin bir ucunda yer alan Manik (Coşkun) Epizot aşırı mutlu, neşeli, coşkulu hissetme ve taşkınlık dönemidir. Bu dönemde düşüncelerin hızlanması, uyku ve yeme ihtiyacında azalma, enerji artışı, yorgunluk hissetmeme, aşırı hareketlilik, aşırı konuşma, dikkat toplamada güçlük, dikkatin kolay dağılması, aşırı para harcama, planlanmadan yapılan iş yatırımları, bir işi bitirmeden başkasına geçme, cinsel istekte artış, uygunsuz cinsel davranışlar, yabancı kişilerle çabuk samimi olma, kurallara uymama, halüsinasyonlar, kendisinin önemli ve üstün özellikleri olan bir kişi olduğuna inanma veya kendisine zarar verileceğine inanma şeklinde hezeyanlar görülebilir.

Diğer uçtaki Depresif Epizot ise kişinin kendini devamlı üzgün ve mutsuz hissettiği dönemdir. Bu dönemde gelecekle ilgili endişeli olma, kötümserlik ve ümitsizlik duygusu, suçluluk ve değersizlik hisleri, günlük aktivitelere veya normalde zevk aldığı şeylere karşı ilgi ve isteğin azalması, sürekli ağlama isteği, aşırı alınganlık, dikkatte azalma, kararsızlık, unutkanlık, iştahta değişiklik, ölüm veya intihar düşünceleri ve bazen de halüsinasyon veya hezeyanlar görülebilmektedir.

Kişinin yaşamı ve işlevselliği; manik ve depresif dönemlerde ciddi şekilde etkilenebilirken, dönemler arasındaysa psikiyatrik hiçbir belirtinin olmadığı ve kişinin olağan yaşamına devam edebildiği, işlevselliğinin eski haline dönebildiği görülmektedir.

Bipolar Bozukluğun toplumda görülme sıklığı %2-3 olarak bilinmektedir. Tüm diğer türevleri de göz önüne alındığında Bipolar Spektrumunun görülme oranı %5’e çıkmaktadır. Hastalık her yaş grubunda ortaya çıkabilse de genelde 15-25 yaş arasında başlar ve her iki cinsiyette de eşit oranda görülür. Bipolar Bozuklukta sosyoekonomik durumun risk etmeni olmadığı kabul edilirken genetik geçiş ise belirgin olarak yüksektir. Bipolar Bozukluktaki dönemler stresli yaşam olayları nedeniyle veya mevsimsel olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle hastaların öncül belirtilerinin gözden kaçırılmaması dönemlerin kontrolünde önemli rol oynamaktadır.

Bipolar Bozukluk yüksek oranda tekrarlayan bir hastalıktır. Bir kez manik dönemi geçirenlerin ikinci bir manik veya depresif dönem geçirme olasılığı %90’dan fazladır. İlk ataklarda depresyon daha sık görülür. On yıllık bir hastalık süresi için ortalama geçirilen dönem sayısı dört olarak saptanmıştır. Dönemler arasındaki belirsiz sürenin zaman içinde giderek kısalarak belli bir düzene oturması beklenebilir. Ancak dönemlerin hangi aralıkla ve hangi tip olacağı her hastada farklılık göstermektedir. Çoğu hastada dönemler arasında normal işlevsellik düzeyine geri dönüş olur ancak %20-30 arasında değişen oranlarda eski işlevselliğe tam dönülememe ihtimali de mevcuttur.

Bipolar Bozukluk tedavisinde hastanın bulunduğu dönem göz önüne alınarak uygun ilaç tedavi seçimi ve dönemlerin tekrarlamasını önlemeye yönelik sürdürüm tedavileri önerilmektedir. Ancak ilaç tedavilerinin düzenli olarak sürdürülmesinin yanı sıra hastanın yaşamının düzene sokulması, stresle başa çıkma becerilerinin artırılması, alkol-madde gibi alışkanlıkların önüne geçilmesi, hastalıkla ilgili psikoeğitime yani bilgiye sahip olması ve destekleyici psikoterapi, bilişsel davranışçı psikoterapi gibi bireysel psikoterapiler hastanın eski işlevselliğine dönmesinde çok önemlidir.

Paylaş
Lütfen tüm alanları kontrol ediniz.
Talebiniz başarıyla iletildi.