5438
Teknolojik gelişmenin hayatımıza getirdiği yararların yanı sıra bazı olumsuzluklar da bulunmaktadır. Bu olumsuzluklardan dikkat çekici bir tanesi de nomofobi yani “cep telefonsuz kalma korkusu”dur. Adını İngilizce “NO-MObile phone phobia” dan alan Nomofobi, pandemi ile birlikte daha da bağlandığımız ve birçoğumuzun elinden düşür(e)mediği akıllı telefonlarla birlikte yaygınlaştığı düşünülen bir korku ya da anksiyete bozukluğu olarak kabul edilmektedir.
Birçok kişinin bir başkasıyla konuşmak dışında çok çeşitli amaçlar için kullandığı akıllı telefonlar artık insanlar için olmazsa olmaz bir elektronik cihaz. Ancak nomofobide durum daha da ciddi bir boyuta ulaşmakta ve hastalık derecesinde endişeye yol açmaktadır. Yani cep telefonsuz kalmak bütün endişe belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olmakta ve bazı durumlarda kişi ciddi düzeyde panik atak yaşayabilmektedir.
Yaygınlığı için henüz bir rakam verilememekle birlikte nomofobinin görülme sıklığının günden güne arttığı herkes tarafından kabul edilmektedir. Yapılan araştırmalarda “Telefonunuz olmadan yapabilir misiniz?” şeklindeki soruya kadınlar %70, erkekler ise biraz daha düşük (%61) oranda “Hayır” cevabı vermiştir. Ayrıca kadınların %41’i iletişimden kopmamak için ikinci bir telefon taşıdığı belirlenirken, aynı araştırmada 18-24 yaş aralığındaki kişilerin cep telefonsuz kalma durumunu “tam bir trajedi” olarak tanımladığı saptanmıştır. Kişilik özelliklerinden dışadönüklüğün, aşırı onay aramanın, heyecan aramanın ve dürtüselliğin cep telefonu kullanımındaki davranış bağımlılığına sebep olabileceğine dair çalışmalar bulunmaktadır.
Her ne kadar DSM-5'te yer alan internet bağımlılığının alt kategorilerinde yer almış olmasa da cep telefonunun sinyal kaybetmesinin veya internetinin olmamasının yoğun kaygı belirtilerine yol açması veya kişinin asla cep telefonunu kapatamaması birçok çalışmada Nomofobi belirtilerinin araştırılması gereken durumları olarak kabul edilmektedir. Kişiler ayrıca takıntılı bir biçimde telefonunun yanında olup olmadığı kontrol etmekte veya cep telefonu güvenli bir yerde olsa bile onu kaybetme endişesi yaşamaktadır. Gelen yeni mesaj veya cevapsız çağrıların olup olmadığını görmek için telefonunun ekranına sık sık bakmak, cep telefonunu 24 saat açık tutmak, cep telefonu ile birlikte uyumak ve cep telefonu kullanımı ile ilgili büyük harcamalarda bulunmak yine nomofobi belirtileri arasında kabul edilmektedir.
Bir kişiye nomofobi tanısı konulabilmesi için yukarıda saydığımız belirtilerin oldukça uzun bir süre devam etmesinin yanı sıra kişinin hayatının diğer alanlarında ciddi sorunlara yol açıyor olması gerekmektedir. Cep telefonuna bağımlılık özellikle trafikte insan sağlığını tehlikeye atabilmekte diğer yandan sürekli aynı pozisyonda telefon kullanımının boyun ve sırt ağrılarının yanı sıra ellerde işlev bozukluklarına sebep olabileceği bildirilmektedir. Psikiyatrik olarak eşlik eden rahatsızlıklardan depresyon, anksiyete ve insomnia (uykusuzluk) daha sık görülmektedir. Nomofobi tanısı konulan kişilerde reddedilmişlik, yalnızlık, güvensizlik hisleri, düşük özgüven ile akademik motivasyon ve başarıda düşüklük daha fazla görülmektedir.
Nomofobi tedavisinde önerilen seçenek; bireysel psikoterapidir. Terapide kişisel ihtiyaçları karşılamak için akıllı telefon kullanımına iten duygu ve düşüncelerin anlaşılması sağlanır. Yüz yüze iletişim ve karşılıklı ilişki kurma yöntemlerini geliştirilmesi ve akıllı telefondan uzak kalınması, daha az internete bağlanılması, spor yapılması ve düzenli olarak derin nefes egzersizlerinin yapılması üzerinde durulmaktadır.
Kaynakça: Current Approaches in Psychiatry 2020; 12(1):131-142