Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi)

Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi)

943

Sosyal Anksiyete Bozukluğu (Sosyal Fobi) - Uzm. Dr. Demet Özen YALÇIN

Bugün dünyanın en büyük üçüncü ruh sağlığı sorunu olarak kabul edilmektedir. Çeşitli çalışmalarda nüfusun yaklaşık %2-13'ünde görülüğü saptanmıştır.

Sosyal Fobi kişinin başkaları tarafından yargılanabileceği kaygısını taşıdığı, toplumsal ortamlarda mahcup ya da rezil olacağı konusunda belirgin ve sürekli korkusunun olduğu bir kaygı bozukluğudur. Özellikle topluluk önünde konuşma, topluluk önünde sunum yapma, yeni kişilerle tanışma, topluluk önünde yemek yeme, umumi tuvaletleri kullanma, başkalarının görüşlerine karşı çıkma ve üstleriyle konuşma sırasında ortaya çıkan yoğun endişeyle tanımlanabilir. Kişi ayrıca yüz kızarması, terleme, ağız kuruluğu, çarpıntı, nefes kesilmesi, nefes darlığı, mide-bağırsak sisteminde rahatsızlık, ishal, kas gerginliği, titreme gibi bazı fiziksel belirtiler de gösterebilir. Bu belirtilerle eş zamanlı olarak kişinin aklından geçen düşünceler ise “güçsüzüm, yetersizim, çirkinim, beğenilmiyorum, sevilmeye layık değilim, hata yapmamalıyım, mükemmel olmalıyım, kaygılı olduğumu belli etmemeliyim, rahat davranmalıyım, kusursuz görünmeliyim, herkesin beğenisini kazanmalıyım” şeklindedir. Bu düşünceler sonrasında oluşan kaçınma belirtileri ise korkulan ortama girmeme, korkulan ortamı terk etme, göz temasından kaçınma veya ilgisiz şeyler düşünme şeklinde görülebilmektedir. Bu kaçınma davranışları da onların işlevselliklerinde azalmaya ve yeti yitimine sebep olur.

Toplumda %20 ila %40 oranında görülen "utangaçlık" ile Sosyal Fobi arasındaki fark ise bireyin işlevselliğindeki bozulma olup olmamasıdır. Yani akademik, sosyal, mesleki hayatında ve kişilerarası ilişkilerinde bozulmaya sebep olacak nitelikte bir “utangaçlık” söz ise bu duruma Sosyal Fobi denmektedir.

Sosyal Fobi çok erken yaşlarda -11 ile 15 yaş arasında- başlar ve süreklileşme eğilimindedir. Hastaların tedaviye başvurma sırasındaki yaş ortalaması ise 30'dur. Çoğu hasta tedaviye başvurmakta geç kalırlar ve bu nedenle tedavi sırasında daha ciddi akademik, sosyal ve mesleki yeti yitimi saptanmaktadır.

Eğitim, maddi ve sosyal konumu daha düşük veya evlenmemiş kişilerde sık görülmekle birlikte hastalığın erken dönemlerinde toplum içine yeterince çıkmama, örseleyici yaşam hikayeleri de risk etmenleri arasındadır. Genetik kalıtımdan daha çok çocuk yetiştirme tarzı, ailenin başkalarıyla yeterince görüşmemesi gibi ebeveyn modellerinin (örneğin aşırı koruyucu, ya da reddedici, duygusal sıcaklıktan yoksun, katı anne babalar) önemli olduğu kabul edilmektedir.

Sosyal Fobi tedavisi olan bir hastalıktır. Sıklıkla Çekingen Kişilik Bozukluğu ile birlikte görülmesi ve toplum tarafından bu özelliklerin genellikle “efendilik” olarak kabul edilmesi kişilerin tedavi çok daha ileri yılarda başvurmasına neden olmaktadır. Sosyal Fobiye eşlik eden diğer psikiyatrik hastalıkların olması, başlangıç yaşının erken olması ve kişinin tedavi isteği gibi birçok etken tedavinin başarısını etkilemektedir. Tedavide ilaç tedavisi ve psikoterapi ayrı ayrı uygulanabilseler de genelde iki yöntemin birlikte uygulanması tedavi yanıtını yükseltmektedir.

Paylaş
Lütfen tüm alanları kontrol ediniz.
Talebiniz başarıyla iletildi.

Çerez Politikası

Size en iyi hizmeti sunabilmek ve reklam çalışmalarında kullanmak amacıyla sayfamızda çerezlerden faydalanıyoruz. Sayfamızı kullanmaya devam ederek çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz. Çerezler hakkında ayrıntılı bilgiye Çerez Politikamız'dan ulaşabilirsiniz.