473
Boşanma süreci hem bireyler hem de aileler için karmaşık ve zorlayıcı bir deneyimdir. Bu yazı, boşanmanın farklı aşamalarını ele alarak, karşılaşılan zorluklara ve çözüm yollarına ışık tutmayı amaçlıyor.
Boşanma sadece yasal bir prosedür değil aynı zamanda iki kişinin ortak bir kararla çıkmış olduğu yolun birçok alanlarında da ayrılmayı da içeren, derin duygusal değişimlerin, belirsizliklerin ve yeniden yapılanmaların yaşandığı bir süreçtir. Birçok çift boşanmanın az sonra bahsedeceğimiz basamaklarının çoğunluğundan geçmek zorunda kalır. Çiftlerin bazıları, bazı basamaklarda çok daha fazla takılı kalır, bazıları bu basamaklardan geri dönüp ilişkilerini devam ettirebilir, bazıları ise bu basamakları çok daha hızla atlayarak boşanmayı tamamlayabilir.
Çifti oluşturan partnerler de bu süreçleri farklı hızda ve şiddette yaşayabilir. Genellikle çiftlerden boşanma kararını alan partner, bu basamakları zaman içerisinde yavaş yavaş veya sindirerek ilerlemiş olsa da partneri veya eşi ne yazık ki aynı şekilde ilerlememiş veya hatta hiçbir şeyden habersiz olabilir. Bu yüzden boşanma sürecinde ciddi anlaşmazlıklar yaşanabilir ve partnerlerden birinin “aslında birkaç sorun dışında her şey yolunda gidiyordu, neden boşanma noktasına geldik anlamıyorum” gibi tepkiler de görülebilir.
Boşanmanın aşamalarına bakıldığında; boşanmaya neden olan sorunların yaşandığı ilk aşama ile partnerlerden birinin veya her ikisinin beraberce boşanmaya karar verdiği ikinci aşama görülmektedir.
Bu yazıda ilk aşama olan boşanmaya neden olan sorunların yaşandığı süreci ele alacağım. Bu zorlu yolculuğu daha iyi anlamak ve yönetmek için partnerin veya partnerlerin boşanma kararına nasıl ulaştığına biraz daha yakından bakalım.
İlk aşama, Boşanma Öncesi Sorunlar – Sessiz Başlangıç
Sorunların ortaya çıkması ve çözümsüz kalmaya başlamasıyla belirgin olan bu dönem, genellikle boşanma kararı alınmasından çok önce kendinin göstermeye başlar. Bu dönemde yaşananların çözülmemesi veya yok sayılması ile ilişki giderek zayıflar. Her çiftin mutlaka geçtiği bu sürecin süresi ve şiddeti; yaşandığı partnerlere, onların tutumlarına, ruhsal durumlarına, sosyal desteklerine ve maddi imkanlarına da bağlı olarak değişir. Bu aşamanın içindeki diğer alt aşamalar elbette her ilişkininin kendi süreci ile daha kısa veya uzun olabilir. Ancak her çözülmeyen sorun bir sonraki aşamaya geçişi tetikler.
İlişkideki ilk Duygusal Ayrılık: Gücenmeler
Evlilikte ve hatta evliliğin hazırlık sürecinde (nişan, düğün gibi) başlayan sorunlar, hayal kırıklıkları, öfke ve yakınlık kaybı, çiftler arasındaki ilişkide zedelenmelere yol açar. Bu duygusal kırılmalar, yani gücenmeler tamir edilmeden biriktikçe ilişkide duygusal bir kopuşa yol açar. Eskiden hissedilen bağlılık ve anlayış yerini mesafeye bırakmaya başlar. Bu süreçte iletişimin doğrudan, düzgün ve açık bir şekilde devam ettirilememesi ise; bazen bir diğerinin gönlünü almasını beklemeye, bazen diğerine iyi gelecek jestleri bile isteye yapmamaya neden olarak, sürecin onarılması yerine daha da çözümsüz bir hâl almasına yol açmaya başlar.
Uzaklaşma: Bireyselliğin Yükselişi ve İhmal
Konuşma, iletişim ve paylaşımların azalması, yani duygusal ayrılıkla birlikte çiftler arasında fiziksel ve zihinsel bir uzaklaşma başlar. Bu durum partnerlerin aynı evde yalnız hissetmelerine, kendi yalnızlıklarını başka çözümlerle veya arayışlara yönelmesine neden olabilir. Zamanla bireysellik artar, ortak ilgi alanları azalır ve eşlerin birbirini ihmal etmesi sık görülür. Ne yazık ki, bu dönemde sadakatsizlik gibi ciddi sorunlar da ortaya çıkabilir.
Çocuklar ise bu gergin atmosferden en çok etkilenen taraftır. Bu dönemde çocuklarda tıbbi veya ruhsal rahatsızlıklar ortaya çıkar. Bu süreçte hem anne hem de baba için çocukla ilgilenmek daha yüksüz olurken hastalıklar, bu evliliğin bir süre devamlılığını sağlar gibi görünür. Ancak zaman içerisinde iletişimsizliğin devam ettiği durumlarda ne yazık ki çocuğun hastalığı ve bakımı da çiftlerin birbirini suçladığı bir sorun yumağına dönüşebilir.
Ayrılık Öncesi Fanteziler, Hayaller: Kaçış Yolları
İlişkideki sorunlar o kadar yoğunlaşmıştır ki, partnerler ciddi ciddi ayrılmayı düşünmeye başlarlar. Bu süreçte başka bir ilişkiyi hayal etmek, anne babanın evine dönme hayali veya tamamen yeni bir başlangıç yaptığının hayali ağır basar. Bu fanteziler ve hayaller aslında mevcut durumdan duyulan memnuniyetsizliğin birer yansımasıdır. Yani zihinsel olarak sorunlardan kaçabilmenin ve kurtulabilmenin geçici çözümü olarak iş görür. Kişinin bunu hayal edebilmesi mevcut sorunlu sürecin geride bırakıldığını ve ufukta kendince bir umudun var olduğunu göstermektedir.
Elbette ilişkideki sorunların çözümlenmesi için her aşamada konuşulması mümkün olsa da birey bu aşamada, sorunun çözümü yerine başka bir versiyon hayat ile değişiminin hayalini kurmayı tercih etmektedir.
Fiziksel Ayrılık: En Dramatik An
Boşanma sürecinin belki de en dramatik anı, fiziksel ayrılığın gerçekleşmesidir. Yetişkinler için hem evden giden için hem de kalan için tükenmişlik ve çaresizlik duyguları belirgin hale gelir. Bu ayrılık ilişkinin sonunun somutlaştığı ve acının en yoğun yaşandığı evredir. Giden kişinin barınacağı yer başta olmak üzere alışkanlıkları alt üst olmuştur; kalan içinse yeniden düzen tutmanın zorlukları ve duygusal yükler devam etmektedir.
Eşlerden birinin evi terk etmesi veya ayrı yaşamaya başlanması, özellikle çocuklar için büyük bir şok etkisi yaratır. O ana kadar çocuklar evde olan sıkıntılı durumdan kısmen haberdar olsalar da bunun gerçekleşeceğini hiç düşünmezler. Çünkü her zaman kavga etseler, küsseler de anne babaları aynı evin içindedir.
Ancak ebeveynlerden birinin evden gittiğini görmek çocuk için durumun çok daha ciddi olduğunu ve büyük bir belirsizlikle karşı karşıya olduğunun kanıtıdır. Bu ani belirsizlikle baş etmeleri çok da mümkün olmayan çocuklarda korku, anksiyete ve depresyon gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Aldatıcı Yeniden Birleşme: Kırılgan Umutlar
Fiziksel ayrılığın ardından bazı çiftlerde, özellikle yoğun kaygı ve kayıp duygusu yaşayanlarda, kısa süreli bir "aldatıcı yeniden birleşme" yaşanabilir. Her iki kişi de çözmek için geri gelmiş olsa da tüm sorunlar masaya yatırılmadığı durumda, bu birleşmenin sadece yalnız ve ayrı olmanın kaygısından kaynaklandığı hızla ortaya çıkar.
Artık önceki sorunlara ek olan evden gönderilen ve evden gönderen veya bu ayrılığı talep eden/ talep edilen vardır. Yani, aradaki sorunlara yeni bir tanesi daha sürece eklenmiş olmaktadır. Tüm bunların konuşulmadan, gücenmelerin kırılmaların tamiri yapılmadan ne yazık ki yeninden birleşme uzun soluklu olamamaktadır.
Çocuklar bu yeniden birleşmeye umutla sarılsa da genellikle temeldeki sorunlar devam ettiği için bu yeniden birleşmelerin kalıcı olmaması hem ebeveynler hem de çocuklar için yeni bir hayal kırıklığı döngüsünü tetikleyebilir. Çocuklar anne babalarının nasıl bir araya gelip yeniden ayrılmaya karar verdiklerini anlamada daha zorlanıp daha ciddi kaygılar yaşayabilirler.
Ancak bu süreçte geçmiş gücenmelerin onarımının yapılması, gerçek vaatlerin verilerek, yapılması, iletişimin açık ve karşılıklı hale getirilmesi ile süreç çok daha olumlu bir ilişkiye dönebilir.
Boşanma Öncesi Fantaziler: Gerçekleşmeyen Beklentiler
Bu aşamada, yeninden birleşme sürecinde verilen vaatlerin yapılmaması, iletişimin düzelmemesi sonucunda oluşan yeni hayal kırıklıkları ile geçmişteki hayal kırıklıklarını daha da görünür hale getirir. Çocuklar da ebeveynlerinin sorunlu ilişkisinden ve gerçekleşmeyen beklentilerden dolayı hayal kırıklıkları yaşamaya başlar. Bu nokta boşanma kararının alınmasına giden yolda önemli bir dönüm noktasıdır.
Tüm bu süreçlerin her bir aşaması geri döndürülebilir süreçlerdir. Boşanma kararı her iki partner tarafından alınsa dahi elbette her zaman dönüş mevcuttur. Bu süreçlerin tamiri ise sağlıklı bir iletişimin sağlanması ve yaşanan sorunların konuşularak çözümlenmesi içerir. Eğer partnerler aynı dili konuşmadıklarını düşünüyorlarsa; deneyimli bir çift terapisti ile ortak dilin yeniden oluşturulabilmesi, sorunların gerçekten çözümsüz olup olmadığı ve gücenmelerin tamir edilip edilemeyeceği değerlendirilebilir. Bu terapinin sonucunda da isterlerse yeniden denemeye isterlerse de sonraki aşama olan boşanmaya da karar verebilirler.
Sonraki aşama olan boşanma kararının verilmesi ve boşanma süreci bir sonraki yazımızda olacak. Boşanma süreci, her birey için benzersizdir ve farklı şekillerde deneyimlenir. Ancak bu aşamaları bilmek, hem bireylerin kendi duygusal süreçlerini anlamalarına hem de bu zorlu dönemde neyle karşılaşacaklarına dair bir fikir edinmelerine yardımcı olabilir. Bir psikiyatrist olarak, bu süreçte yalnız olmadığınızı ve profesyonel desteğin bu yolculuğu daha sağlıklı atlatmanızda büyük fark yaratabileceğini vurgulamak isterim.